22 Mayıs, 2013

Terfi etmek için 10 adım


Neden terfi edemiyorum?
Bu soruya en doğru cevabı verecek olan yöneticiniz değil Siz’siniz!

Mevcut pozisyonunuzda  takıldığınızı düşünüyor ve  heyecan veren ,motive eden daha iyi koşullarda çalışacağınız yeni bir görev için kendinizi hazır hissediyorsunuz. Doğal olarak yöneticiniz tarafından  terfi edilmeyi bekliyorsunuz. Teknolojik gelişmeler, globalleşme  ve güçlü rekabetin etkisi ile bu  düşünce şekli  bugün iş dünyasında geçerliliğini yitirmiş, kurumlar da  hızlı ,dinamik değişken organizasyonlar geliştirerek çalışanlarından verimlilik adına beklentilerini yükseltmiştir.
Günümüzde  kariyer  yolunda ilerlerken işimizle ilgili edindiğimiz  bilgi ve  deneyimlerin yanı sıra  dikkate almamız gereken  3 önemli kriter  vardır.

1.Davranışlar -Kişisel hakimiyet
2.İletişim
3.Yetkinlik-Kişisel beceriler

TERFİ ETMEKTerfi verilmez,
Terfi edilir.

Terfinize karar verecek olan yine yöneticiler olmakla birlikte kariyer yolunuzu yaratmak ve yönetmek sizin elinizdedir. Kendinizi  yönetici veya lider konumunda görmek istiyorsanız ve fakat davranışsal hakimiyetinizle duygu ve düşüncelerinizi yönetemiyorsanız, becerilerinizi  geliştirmiyorsanız  daha fazla sorumluluk almaya yetkin değilseniz,başkalarını nasıl  yönetebilirsiniz?

TERFİ ETMEK  İÇİN  10 ADIM

1.       Terfi etmek  ünvan sahibi olmak değil, daha fazla     sorumluluk almaktır.Buna hazır mısınız?

Cevabınız evet ise şimdi mevcut  görevinize tümüyle odaklanarak işe başlayabilirsiniz. İşinizin en ince ayrıntısına  kadar hakim olarak  yöneticinizden beklemeden kendinizi yetkilendirin. Şirketiniz adına getirdiğiniz her çözüm sizin başarı hazinenizi oluşturacaktır. Bu sizin karar alabilme yetkinliğinizi gösterir. İşinizden sorumlu olduğunuzu önce kendinize hissettirin.İşinizi   size verilen bir görev olarak değil, onu daha çok geliştirmek adına yapın. Şirketinizin ihtiyacı olan durumlara becerileriniz dahilinde  öneriler getirmek,yeni fikir ve projeler üretmek sizin işe olan  ilginizi, yaratıcılığınızı ve girişkenliğinizi gösterir.

2.       Daha iyisini yapabilmek için zayıf yönlerinizi güçlendirmek

Hepimizin güçlü  ve zayıf yönleri vardır.İşinizi şansa bırakmadan mevcut durumunuzu analiz edin. İlerlemenize engel olan zayıf yönlerinizi  görmezden gelip, onları bir tehdit olarak algılamak yerine işinizin sağladığı olanaklardan faydalanarak  zayıf yönlerinizi  güçlendirin.Böylece özgüveninizin arttığını farkedeceksiniz. Kurum içinde güvendiğiniz sizden daha deneyimli ve yetkili bir kişiden mentörlük veya  dışardan koçluk desteği almak konumunuzda daha  hızlı ilerlemenize yardımcı olacaktır.

3.       Mevcut becerilerinizi arttırmak

İş dünyası  sadece daha konforlu bir yaşam sürmek için para kazanma yeri değil,aynı zamanda  kişisel gelişiminizi de sağlayan bir okuldur.Bu açıdan baktığımızda işinizle ilgili kendinize yaptığınız her yatırım iş hayatının  hızla değişen dinamik  yapısı içinde değerinizi arttrır. Ve her artı beceri sizi aranılan bir kişi yapacaktır.Kurum içi eğitimlerin yanısıra ulaşmak istediğiniz hedefe yönelik olarak kurslara katılmak, iş dünyasının yenilikleri ve  beklentilerini  takip etmek sizi bir adım öne çıkaracak eylemlerdir.

4.        Terfi etmeye değil, kurumsal hedefe  odaklanmak.

İşverenler ve yöneticiler  şikayet eden değil,yardım eden kişilerle çalışmayı tercih eder.Şikayet bir özgüven eksikliğidir  ve kendinize olan saygınızı zedeler.Görevinizin dışında farklı projelerde yer alma isteği  sizi takım oyuncusu yapar. Farklı bakış açıları geliştirmek ,bir sorunu çözmek üzere gönüllü olarak yardımda bulunmak  sizin paylaşımcı  ve katılımcı olduğunuzu ortaya koyar. Verdiğiniz her destek  geleceğinize olan bir yatırım olarak  kredinizi yükseltir.

5.       Görünür olmak  ve sesinizi  duyurmak

İş dünyasında yalnız ‘en iyi’ olmak yeterli değildir. Kurumunuz içinde kuracağınız güçlü bir iletişim ağı sizi  daha çok tanınan bir kişi yapacaktır.  Çalışırken sosyal olmak, sizin dışınızdaki birimlerle  ilgilenmek ,çalışmalarınız hakkında bilgi vermek, fikir alışverişinde bulunmak  kurumunuzu daha yakından tanımanızı sağlarken terfi  fırsatı doğduğunda  ilk akla gelecek isimler arasında bulunma olanağını verir.

6.       Kendinize başarı bankası açmak

Çoğumuz başarılarımızın başkaları tarafından değer  ve takdir göreceği beklentisi içinde çalışırız.Takdir ve övgüler  sizi daha iysini yapmaya  teşvik etse  de,onlar olmadan da yolunuza devam edebilmek için kendinize bir  başarı çizelgesi hazırlamak ve  sürdürülebilir  içsel motivasyona sahip olmak  sizi terfi müzakerelerinde güçlendirecektir.

7.       Tepkisel değil, etkisel olmak

İş hayatında anlaşmazlık karşısında tepkisel davranarak duygularımızı dışa yansıtır veya onları maskeleyerek kontrol ettiğimizi düşünürüz. Her iki durumda da bizi yöneten  duygularımızdır. Tepkisellik  olayları kişiselleştirdiğimizi gösteren en belirgin davranış şeklidir ve çatışma ortamına zemin hazırlar.Olası bir anlaşmazlığı kişisel boyuta indirgemeden konunun kendisine odaklanarak çözüme dönüştürebilirsiniz.Böylece anlaşmazlıklar  bir tehdit değil, sizin için bir fırsat olacaktır.Etkisel davranmak için önce tarafsızca dinlemek,anlamak  ve durumu açıklığa kavuşturan düşünce ve görüşlerinizi net ve samimi ifade etmekle  saygınlığınızı arttırın. Dinlediğiniz oranda etkili konuşabilir ve dinlenirsiniz.
Hepimiz  olayları kendi bakış açımızdan görüp değerlendiririz. Bu farklılıktır.Anlaşmazlığın farklılıktan oluştuğu gerçeğini  kabul ederseniz,davranışlarınıza duygusallık değil, duyarlılık hakim olacaktır.

8.       Duygusal değil, duyarlı olmak

Özel yaşantımızla ilgili sorunların, işimizdeki zorlu anların  ve  başkalarının olumsuz tavırlarının etkisine kapılmadan duygularımızı yönetebilmeliyiz.Çevrenizin veya olayların nasıl hissetmeniz gerektiğine dair  sizi yönlendirmesine izin vermeden nasıl hissetmek istediğinizi siz seçin.İş hayatı zorlu anlarda bile olumlu düşünen ve hisseden insanları sever.Çevrenizi veya koşulları eleştirerek  istediğiniz noktaya ulaşabilmeniz mümkün değildir.Eğer bir eleştiri yapmak istiyorsanız,bunu kişilere yönelik değil, olaylar üzerinden yapabilirsiniz.Olumlu eleştiri içinde ifade etmek istediğiniz duygularınızı barındıran ve aynı zamanda  bir öneri getirendir.
Hatırlayalım ki karşımızdakini suçlayan ve yargılayan  bir eleştiri, eleştiriyi yapan kişiye aittir.

9.       Değişime açık olmak

İş hayatının hızlı değişen dinamik yapısına uyum sağlamanız size  terfi etmenin yolunu açacak en önemli davranışlardan biridir. Görev saatlerinden, çalıştığınız bölüme kadar olası değişimler karşısında sızlanmak ve ne kadar mutsuz olduğunuzu  belirtmek yerine , önce değişimin size neler kazandırabileceğini düşünün.
Bir terfinin  her zaman yukarı yönde olması gerekmeyebilir.Bazen terfiler yatay düzlemde ve hatta ileriki bir zamanda   yukarı yönlü hareket edebilmek için bir adım gerileyerek gelebilir.Böylesi bir durumda hayal kırıklığı yerine kendi fırsatlarınızı oluşturacak koşullar oluşturabilirsiniz.

10.       Rakipsizliği değil,rekabeti seçmek

Kariyer yolunda ilerlerken bazen kendimiz dışında hiç kimsenin işimizi  bizim kadar başarılı yapamayacağını düşünürüz.’Öz güven’ sahibi olmak iş hayatında  ne kadar önemliyse ’Ben olmasam bu işler yürümez’ düşüncesi de bir o kadar yanlıştır.İşlerinizin pekala başkaları tarafından da yapılabildiğini görmek sizi rahatsız ediyorsa ,kendinize  kimseyi rakip görmüyorsunuz demektir.Rekabet  size  zayıf ve güçlü  yönlerinizi  gösteren  ve sizi  daha iyisini yapmaya yönlendiren bir ortam hazırlar.
Kendinize kariyer yolunu  açarken yerinize gelebilecek  kişiyi  siz seçin ve yetiştirin.Böylece firmanıza sağladığınız kolaylık sizin ilerlemenizi hızlandıracaktır.

Tasarladığnız kariyer planı sizi ulaşmak istediğiniz sonuca götürmek için yeterli değildir. Hedefinizi akılda tutarak hangi amaçla bu yolculuğa çıktığınızı bilmek  ve aynı zamanda  kurumsal  hedefe uygun olarak kendinizi sürekli geliştirip yapmak istediklerinizi yapabileceklerinizle uyumlamaktır.

Kariyer yolculuğumda ne zam istedim ne de bir terfi  bekledim.
Hepsi bana kendiliğinden geldi.

 



Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.

Bir Cevap Yazın